Projeler

İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi (2017 - 2018) ile İlgili Ürünler


Kula 1930
Alberto Modiano

TÜRÜ: Belgesel
YAYIN YILI: 2018


Bir Ubıh Yazar Kadın Portresi: Hayriye Melek Hunç
Meral Çare

TÜRÜ: Makale
YAYIN YILI: 2018


Weke Qadeke Medayay Nû Bloggeriya Kurdî Ango Kataloga Bloggerên Kurdî
Mevlüt Oğuz & Ömer Faruk Baran

TÜRÜ: Makale / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


Hemşinliler: Kamusal Görünürlük
Hikmet Akçiçek, Neşenur Altunkaya & Şafak Şahin

TÜRÜ: Envanter / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


Osmanlı İmparatorluğunun Son Döneminde Lazlar
İrfan Çağatay

TÜRÜ: Kitap Taslağı / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


İstanbul Ermenileri'nin Sivil Toplum Örgütlerine Kısa Bir Bakış (1990 Sonrası)
Sevan Ataoğlu

TÜRÜ: Makale / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


İstanbul Megrelleri
N. Nisa Yazıcı & Mehmedali Barış Beşli

TÜRÜ: Makale / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


Kentlere Göçle Birlikte Değişen/Dönüşen Cem ve 12 Hizmet
Naz (Durnaz) Atmaca

TÜRÜ: Makale / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


Antakya ve İstanbul Rumları İlişkisi(zliği): Farklılıklar ve Benzerlikler
Mişel Uyar

TÜRÜ: Makale / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


"Çözüm/Müzakere" Sürecinin İstanbul'daki Kürt Yayınevleri ve Yayıncılığına Etkisi
Tofan Sünbül

TÜRÜ: Makale / Proje Raporu
YAYIN YILI: 2018


İstanbul Ermenileri'nin Sivil Toplum Örgütlerine Kısa Bir Bakış (1990 Sonrası)

Eser Sahibi: Sevan Ataoğlu
Tür: Makale / Proje Raporu
Kültürel Grup: Ermeni

Bu araştırmada İstanbul’da varlığını sürdüren Ermeni toplumunun 1990’lardan itibaren demokratikleşme ve örgütlenme pratiğini derlemeyi amaçladım. Bu pratiği varlıklarını yasal mevzuatlara göre tarif eden cemaat vakıfları ve yasal mevzuatlara bağlı olmaksızın çalışmalarını ortaya koyan sivil inisiyatifler-platformlar üzerinden karşılaştırdım. Raporumda Türkiye’de demokratikleşme sürecinin etkisiyle değişen toplumsal şartlarda Ermeni toplumunun son 20 yılda geniş toplumsal kesimler ile entegrasyonuna da bakmaya çalıştım.
-  A  +

"(...) Ermeni toplumu tüm olumsuzluklara rağmen halen aktif iç dinamiğini muhafaza ediyor. Düşünce Platformu ve Nor Zartonk dışında mezun dernekleri, hemşeri dernekleri, mesleki örgütlenmeler, sosyal yardım ve dayanışma temelinde bir araya gelen mikro örgütler, kültürel ve sanatsal örgütlenmeler kamuoyu önünde tartışılan amaç ve hedefleriyle süreli-süresiz varlık gösteriyor.

Bu dinamizme rağmen sorunların Ermeni toplumu tarafından yeterince içselleştirilmediğini vurgulayan görüşmecilerim, çözüme yönelik atılımlarında ve önerilerinde de yeterince destek göremediklerini dile getirdi. Düşünce Platformu ile Nor Zartonk arasında da kamuoyuna yansıyan bir iş birliği, iletişim olmadığı göz önünde bulundurulursa, bağımsız sivil örgütlenmeler kanadında da kuruluş ve işleyişamaçlarına uygun olmayan zaafların var olduğu gözlemlenmektedir. Her iki platform üyelerinin yaş ortalaması karşılaştırıldığında, nesiller arası farklılık da iletişim açısından bir handikap olarak değerlendirilebilir.

Görüşmecilerim patrik seçimi ve azınlık vakıfları seçimlerinin bir an önce gerçekleşmesi gerektiği konusunda hemfikir. Toplum genelinde de seçimlerin ardından dini ve sivil idarecilerin güncellenmesiyle birlikte toplumun moral bulacağı, bu moral motivasyonun sivil örgütlenmelere de yansıyacağı yönünde görüşler hakim.

Ermeni toplumu genelinde güncelliğini koruyan bazı kavramsal hassasiyetler görüşmelerimde de dile getirildi. “Azınlık” terimi azlığı, az olmayı vurguladığı için demoralize edici; dini örgütlenmeye işaret eden “cemaat” terimi ise 15 Temmuz darbe girişimi ardından negatif anlam yüklenmesi itibariyle olumsuz; “gayrimüslim” terimi ayrımcı olarak nitelendirilmektedir. Raporumda kullanmak zorunda olduğum bu terimleri ben de içselleştirebilmiş değilim. Ancak hukuki zorunluluklar da göz önünde bulundurulmaktadır. Yine görüşmelerim sırasında kamuoyunda alternatif olarak “toplum” ve “halk” terimlerinin kullanılabileceği görüşü öne çıkmıştır. (...)" (Sayfa 26)