Projeler

İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi (2017 - 2018)

İstanbul Bilgi Üniversitesi Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu tarafından Nisan 2017 - Mart 2018 tarihleri arasında yürütülen "İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi" Açık Toplum Vakfı, Anadolu Kültür ve İsveç İstanbul Başkonsolosluğu desteği ile gerçekleştirilmiştir.

-  A  +

Türkiye’de akademinin, ülkede ve özellikle İstanbul’da kültürel çeşitlilik/çoğulluk hakkında veya farklı kültürlerinin her biriyle ilgili çalışmalara bugüne kadar ilgisiz kaldığı bilinmektedir. Diğer yandan, son zamanlarda bu alanda akademi dışında sivil toplum faaliyetlerinin ve yapılan popüler çalışmaların sayısının giderek arttığı gözlenmektedir. Ancak bu çalışmalarda, olgusal bilgi toplama, işleme ve paylaşma konusunda büyük eksiklikler ve genelde konunun ele alınışında bazı sorunlar gözlemlenmektedir. Bu eksiklik ve sorunlar incelendiğinde, kültürel çeşitlilikle ilgili olgusal bilginin sivil toplum aktörleri (STA) tarafından yeterince güvenilir ve kullanışlı şekilde üretilememesinin en önemli nedenleri olarak şunlar gözlemlenmiştir: Etnografya konusundaki bilgi eksikliği dolayısıyla, olgusal bilginin sistemli ve doğru bir şekilde toplanması, işlenmesi, saklanması ve kamuoyuna sunulması konusunda bilgi ve donanım eksikliği. Gözlemlenen bu sorunlara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen “İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi”, akademinin bilgi ve donanımının STA’ya ulaşmasını hedeflemiştir. Deneyim ve bilgi aktarımı yoluyla birbirinden öğrenecek çok şeyi olan iki tarafın bir araya getirilmesinin, bu alana önemli katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

Proje dönemi boyunca sınıf-içi ve uygulamalı saha eğitimi olarak ikiye ayrılan eğitim programının yanı sıra yaygınlaştırma faaliyetlerinin de Türkiye’deki kültürel grupların bir arada yaşamasını destekleyecek ve aralarındaki işbirliğini güçlendirecek nitelikte olmasına dikkat edilmiştir.

Yürütücü Kurum ve Proje Ekibi

2017 başında oluşturulan Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu, üniversitenin proje geliştirme konusunda uzman akademisyenlerinin yardımıyla bu projeyi geliştirmiş ve yürütmesini üstlenmiştir. Proje profesyonel bir ekip tarafından yürütülürken, 2013 yılından beri faaliyetlerini yürüten mevcut çalışma birimleri Türkiye Kültürleri çatısı altında faaliyetlerini yürütmeye devam etmektedir. Bu çalışma birimlerini; Alevi Toplulukları Çalışma Birimi [BİLGİ ALTO], Çerkes Çalışmaları Birimi [BİLGİ ÇERKES], Kürdoloji Çalışma Birimi [BİLGİ KÜRDOLOJİ], Laz Çalışmaları Birimi [BİLGİ LAZURİ] ve Yahudi Toplulukları Çalışma Birimi [BİLGİ YATOÇ] oluşturmaktadır.

Projenin koordinatörlüğünü Prof. Dr. Bülent Bilmez (İstanbul Bilgi Üniversitesi); koordinatör yardımcılığını ise Elif Yıldız (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), Gül Hür (İstanbul Bilgi Üniversitesi) ve Zeynep Yeşim Gökçe (İstanbul Bilgi Üniversitesi) üstlenmiştir.

1. Sınıf-içi Eğitim 2017

Akademik çevrelerin ilgisizliğinin yanında akademi dışında son zamanlarda sayısı oldukça artan çalışmalarda ise olgusal bilgideki eksiklik ve konunun ele alınışı noktalarında büyük sorunlar olduğu görülmüştür. Çoğulluğa dayalı modern toplumun bir arada yaşaması için özellikle ihtiyaç duyulan kültürel çeşitlilikle ilgili olgusal bilgi akademi dışından çalışmalarını yürüten sivil toplum aktörleri (STA) tarafından da üretilememektedir. Burada kullanılan STA kavramı, akademi dışından Türkiye kültürleri ile ilgili çalışma yürüterek olgusal bilgi üretmeye çalışan bütün kurumların yanı sıra bağımsız araştırmacıları da kapsamaktadır. Bu grupların ihtiyaç duydukları bilgiyi üretememelerinin en önemli nedeni, etnografya (saha çalışması) konusundaki metodoloji eksikliği ve bu nedenle güvenilir olgusal bilgilerin sistemli bir şekilde toplanması, işlenmesi, saklanması ve kamuoyuna sunulması konusundaki yetersizliklerdir. Bu nedenle, Türkiye kültürlerinin temsilcisi veya araştırıcısı STA’ların en yoğun yaşadıkları şehir olmasına rağmen İstanbul’un kültürel çeşitliliği veya farklı kültürel grupları hakkında güvenilir bilgiye ulaşmak bugün maalesef pek mümkün değildir. Birbirini tekrarlayan, saha çalışmalarına dayanmayan ve güvenirlikten uzak ve sayıları zaten az olan kaynaklar, toplumda önemli bir zenginlik konusunda farkındalığın artması ve bir arada yaşama kültürünün gelişmesine yeterince katkıda bulunamamaktadır. Aynı zamanda farklı kültürel grupların varlıklarını diğer kültürlerle barış içinde sürdürmeleri için gerekli hak savunusu ile ulusal ve uluslararası mevzuata odaklanan hukuksal birikim eksikliği de bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha genelde ise, konuyla ilgili aktörlerin kültürel çeşitlilik/çoğulluk ile kültürel gruplar ve kimlikler konusundaki özcü ve içine kapalı tavrı da teorik-kavramsal düzlemde bir handikap olarak gözlemlenmektedir. 

Özetle, STA’ların topladıkları verilerin işlenmesi ve saklanması konusunda bilgi eksikliği yaşaması nedeniyle toplanan verilerin işlevsiz hale gelmesi, uygulanacak yöntem açısından bilgi kirliliğinin olması ve temel kaynakların bulunmaması, insan hakları konusunda kullanabilecekleri hakların bilinmemesi ve kanunlardan yeterince haberdar olunmaması, teknik ekipman kullanımı bilinmediği için dışarıdan sürekli destek alınmasının doğurduğu maddi yükün caydırıcı özellik taşıması gibi çok temel sorunlara çözüm oluşturmak amacıyla Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu ekibi tarafından öneriler getirilmiştir. Bu gibi problemler temel alınarak, çözüm oluşturmak amacıyla bir eğitim modülü hazırlanmıştır. Bu eğitim modülüyle, akademinin belli alanlardaki birikiminin proje aracılığıyla kültürel çeşitliliğin/çoğulluğun temsilcisi ve araştırmacısı konumunda olan STA’lara aktarılması hedeflenmiştir. Aşağıdaki başlıklar temel alınarak bir program oluşturulmuştur:

  • Teorik-kavramsal çerçeve: Kültürel çoğulluk/çeşitlilik, somut olmayan kültür, metropol, küreselleşme ve kolektif kimlik, azınlık, açık toplum, şehir ve metropol çalışmaları, vs.
  • Metodoloji: Etnografya, sözlü tarih, etik, mülakat, vs.
  • Dokümantasyon ve arşiv: Kayıt ve teknik ekipman kullanımı, veri toplama/işleme/saklama, kamuyla paylaşım, sunum, vs.
  • Kültürel haklar ve savunusu: Dilsel ve inançsal haklar ve genelde ‘azınlık’ hukuku

Uzun vadede bu eğitim programıyla bir araya gelecek olan aktörlerin, deneyim ve ‘yerinden/yerelden’ bilgi aktarımı aracılığıyla aynı zamanda birbirleri ve proje yürütücüleri için öğretici rolü oynamaları beklenmekedir. Bu sayede, barış içinde bir arada yaşamanın koşulu olan, şu anda oldukça kalın duvarlarla birbirinden ayrılmış kültürel grupların aktörleri arasında diyalog ortamı ve kalıcı iş birliği mekanizmaları geliştirilmesi ve kültürel çeşitliliğin mümkün olduğunca çok sayıda renkleri hakkında bilgilenme sayesinde farklılıklar ve benzerlikler konusunda bilincin gelişmesi mümkün olacaktır. Ayrıca Türkiye’de oldukça eksik olan üniversite ile sivil toplum arasındaki diyalog ve iş birliğinin geliştirmesine katkı sunulması hedeflenmektedir.

Sonuç olarak, 2017 güz döneminde gerçekleştirilen sınıf-içi eğitim programı ile farklı kültürlerden seçilmiş 53 sivil toplum aktörüne ulaşılmıştır. Sınıf-içi eğitim dönemi boyunca hafta sonu verilen derslerin yanı sıra İstanbul kültürlerinin farklı boyutlarıyla ilgili çalışmalar yürüten uzman ve akademisyenlerin sunumlarıyla seminerler de gerçekleştirilmiştir. Bu eğitimin sonunda bir çalışma planı sunan katılımcılarla birlikte uygulamalı saha eğitimi dönemine geçilmiştir.

2. Uygulamalı Saha Eğitimi (Ekim-Aralık 2017)

Sınıf içi eğitimi başarı ile tamamlayan ve sundukları çalışma önerileriyle uygulamalı saha eğitimi dönemine devam etmeye hak kazanan 18 kişi ile birlikte Uygulamalı Saha Eğitimi dönemi, Ekim-Aralık 2017 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Uygulamalı Saha Eğitimi; proje katılımcılarının sınıf-içi eğitim döneminde aldıkları, pratik ve teorik derslerin ardından kendi geliştirdikleri araştırma projelerini sahada gerçekleştirmeleri üzerine kurulu bir dönemdir. Ekim-Aralık 2017 tarihleri arasında yapılan uygulamalı saha eğitimi döneminde, katılımcılar, düzenli olarak danışman eğitimcilerden destek almış, birbirleri ile deneyimlerini paylaştıkları 3 ayrı workshop gerçekleştirilmiştir. Eğitim döneminin sonunda, makale, belgesel, araştırma raporu gibi farklı metotlarla üretilen, farklı formatlarda sunulan 15 ürün ortaya konmuştur.

18 Ocak 2018 Perşembe günü, İsveç İstanbul Başkonsolosluğu’nda düzenlenen sertifika töreni, Türk İsveç İşbirliği Birimi yönetici Andrea Karlsson ile proje koordinatörü Prof. Dr. Bülent Bilmez’in açılış konuşmaları ile başlayıp proje tanıtım videosunun gösterimi ile devam etmiştir. Bu giriş bölümünden sonra USE dönemindeki çalışmalarıyla elde ettikleri ürünler sonunda sertifika almaya hak kazanan 13 katılımcı sahneye davet edilerek ürünleri tanıtılmış ve Program Başarı Sertifikaları teslim edilmiştir. Törende ayrıca, projenin yazım/hazırlık sürecinden itibaren sürece dahil olan tüm gruplar da davet edilmiştir.

3. Yaygınlaştırma faaliyetleri

3.1. İstanbul Kültürleri internet sitesi

http://istanbulkulturleri.org adresinden ulaşabilen internet sitesinin ilk bölümü, projenin başlangıcından itibaren azami derecede önem verilen ve devam projeleriyle geliştirilmesi planlanan “İstanbul'da Kültürel Çoğulluğun Sivil Toplum Aktörleri/Araştırmacıları Kataloğu ve Haritası”dır. Haritada görülen tüm şahıs ve kurumlar proje dönemi boyunca iletişim kurulan kişilerden oluşmaktadır. Bu harita ve katalog sayesinde İstanbul'daki kültürel gruplar ve kültürel çeşitlilik/çoğulluk üzerine araştırma yapan kurum ve şahısların hangi tema ve kültürel gruplar üzerine çalıştığı ve ne tür ürünler ürettiği bilgisine ulaşılabilmektedir.

Sitenin ikinci bölümü olan “Çoğul Medya”, ansiklopedi ve sergi olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Ansiklopedide topluluk medyası gibi genel yazılar bulanabileceği gibi, sergide kamuoyuna sunulan süreli yayınlardan çok daha fazla yayın ayrıntılı bilgileriyle yer almaktadır. Sergi bölümü ise açıklama yazısı ve oluşturulan üç farklı video ile sergiyi ziyaret edemeyenler için sergiyi sanal ortamda izleme fırsatı sunmaktadır. 

Sitenin üçüncü bölümü olan “Eğitim Programı” açılış sayfası, projenin eğitim döneminin genel bilgilerinden oluşmaktadır. “Sınıf-içi Eğitim” bölümü 2017 Eylül ayında gerçekleştirilen bir aylık eğitimi kapsarken, “Uygulamalı Saha Eğitimi” bölümü ise üç aylık saha eğitimi boyunca eğitimde neler yapıldığını ve çalıştay raporlarını detaylı bir şekilde sunmaktadır. “Ürünler” bölümünde ise eğitim dönemi boyunca katılımcıların ürettiği çalışmalar ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır. Bu ürünler; biri belgesel film, dokuzu yazılı ürün (makale/katalog) olmak üzere toplam 10 üründen oluşmaktadır. Sitenin dördüncü ve son bölümü olan “Videolar” başlığında ise proje dönemi boyunca eğitim ve sergi gibi faaliyetlerde yer alan tüm videolardan oluşmaktadır. 

Genel olarak internet sitesi, bir yıllık proje sürecinde yapılan tüm faaliyetleri kapsayan bir çalışma olduğundan projenin en önemli ve devamlılık gösteren ürünlerinden biri olmuştur. İnternet sitesi sayesinde yapılan tüm faaliyetler kalıcı olarak bir platformda yer aldığı gibi, elde edilen ürünler, proje bitmiş olsa da revize edilerek geliştirilmeye devam edecektir. İnteraktif yapısı sayesinde, kullanıcıların geri dönüşlerine yer verebilen İstanbul Kültürleri internet sitesinin, STA’ların katkısına elverişli bir kullanıcı deneyimi sunmasına özellikle önem verilmiştir. “İstanbul'da Kültürel Çoğulluğun Sivil Toplum Aktörleri/Araştırmacıları Kataloğu ve Haritası” bölümünde yer alan bilgilerin tamamının, yönlendirilen bir form sayesinde düzenleme veya yeni bilgi/yazı ekleme talebinde bulunulmasına olanak sağlayacak işleyişi sayesinde, kültürel çeşitlilik/çoğulluk üzerine yıllardır çalışmalar yürüten ve/ya yürütmekte olan bütün aktörlerin sürece aktif katılımı sağlanmış ve sağlanmaya devam edecektir. Bu sayede ayrıca, akademik alan ile sivil toplumun birbirine yaklaşan ve birbirini besleyen niteliklerinin öne çıkarılması yönünde ve projenin hedeflerinden biri olan kültürel grupların/aktörler arasında mevcut kompartımanlaşmanın aşılması yönünde önemli bir adım atılmıştır.

3.2. 1990’lardan Bugüne Çoğul İstanbul Medyası: ‘Öteki’ Basının Bilinmeyen Dünyası sergisi

Hazırlık çalışmaları Ekim 2017 itibariyle başlayan “Çoğul İstanbul Medyası” sergisi için farklı ekiplerle yapılan bir dizi toplantı sonunda[1], başlangıçta “İstanbul’da Kültürel Çoğulluğun Aynası: Osmanlı’dan Günümüze Farklı Dil ve Alfabelerde Çoğul İstanbul Medyası” olarak sunulan serginin sınırlarının belirlenmesine karar verilmiştir:

  • Osmanlı’dan günümüze yerine, 1990’lardan günümüze kadar olan dönemdeki kültürel gruplarının süreli yayınları ele alınacak.
  • İstanbul’daki kültürel grupların medyası (televizyon, radyo, blog vb.) yerine, bu grupların yalnızca süreli yayınları (dergi, gazete ve fanzin) araştırılacak.
  • İstanbul’daki kültürel gruplardan heterojen bir dağılım oluşturularak aktüel olanlarının daha detaylı incelemesi yapılacak, yani bu yayınlara odaklanılarak yayınların ekipleriyle mülakatlar gerçekleştirilecektir.

Böylece serginin adının “1990’lardan Günümüze İstanbul’un Çoğul Medyası: Öteki Basının Bilinmeyen Dünyası” olmuş ve sınırları netleştirilmiştir. Anadolu Kültür’ün ayni desteği ile sergi alanı olarak kullanılacak Depo’nun giriş katının 24 Şubat - 18 Mart 2018 tarihleri arasında kullanılması konusunda uzlaşıya varılmış ve içerik çalışmalarına başlanmıştır.

Serginin içerik çalışmasını yürüten ekip şu şekildedir: Burcu Yılmaz Gündüz, Bülent Bilmez, Elif Yıldız, Emre Tansu Keten, Gül Hür ve Zeynep Yeşim Gökçe (Araştırma Ekibi), Ahmet Özgüner (Sergi Tasarım), Bilal Yılmaz (Sanatçı), Aret Bedikyan ve Emre Tansu Keten (Basılı İşler Tasarım), Çağlar Tokatlı (Video).

Çalışma alanlarına gidilerek derinlemesine mülakat yapılan, yani odaklanılan yayınlar, yukarıdaki kriterler ışığında incelenmiş ve sonuç olarak 10 adet süreli yayının bu gruba dahil edilesine karar verilmiştir: Apoyevmatini, Boşnak Dünyası, Dersim Gazetesi, Gor, Jamanak, Jıneps, Miras, Nûbihar, Ogni ve Şalom. Bu 10 odak yayınla bir ay boyunca görüşmeler yapılmış ve tüm görüşmecilere aynı sorular sorularak video çalışmasının ortak bir dilde sunulmasına önem verilmiştir. 

Odak yayınlar dışında tam künye bilgisine ve en az bir nüshasına ulaşılan süreli yayınların sayısı 52’yi bulmuş, böylece toplamda 62 yayının sergilenmesine karar verilmiştir. Bu yayınların kronolojik sırayla ve ana salonda sergilenmesine karar verilerek, toplulukların medyalarıyla ilgili genel bilgiler ise (sekiz adet topluluk medyası yazısı) sergi alanın son koridorunda yer almıştır.

Ayrıca, proje metninde yer almadığı halde “İstanbul Kültürleri Şenliği”ne katılacak ve şenliği ziyaret edecek gruplar düşünülerek video formatında hazırlanan “Çoğul İstanbul Medyası” sergisinin dijital versiyonuna (Sanal Sergi), İstanbul Kültürleri internet sitesi üzerinden ulaşmak mümkündür. “Sanal Sergi”, sergiye katılamayan ama bu yayınlar hakkında bilgi edinmek isteyen gruplar göz önünde bulundurularak hazırlanmış ve kullanıcıya sergide verilen bilgilerden fazlasını vermek için yeniden dizayn edilmiş bir halde sunulmuştur. 

Sergi mekanının girişinde, Osmanlı’nın basın dünyasına dair önemli dönüm noktaları aktarılarak hazırlanan bir zaman çizelgesinin sonunda verilen Türkiye’de yayın yapmaya dair iki kritik yasa ile (Türkçe’den Başka Dillerde Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun, 1983 ve Terörle Mücadele Kanunu[2], 1991) sonlandırılan çizelgeden ana salona geçiş yapılmış, ve bu bölümde sergilenen yayınlarla ilgili ön bilginin verildiği metinle açılış yapılmıştır. 52 odak-dışı, 10 odaklanılan süreli yayının sergilendiği ana salonun ardından 2016-2018 arası dönemde Türkiye basın hayatında neler yaşandığının özetlendiği bir tabloya yer verilmiştir. Son koridorda ise sekiz adet kültürel gruba ait topluluk medyası tarihinin detaylı anlatımı sergilenmiş ve sergi böylece sonlandırılmıştır.

23 Şubat 2018 Cuma günü saat 18:30’da gerçekleşen sergi açılışına, özelde farklı kültürel gruplardan, genelde ise geniş bir kamuoyundan yoğun katılım yaşanmıştır. Ayrıca pek çok basın kuruluşunun da yoğun ilgisinin yaşandığı sergiye, 18 Mart 2018’e kadar ilgi devam etmiştir.

3.3. İstanbul Kültürleri Şenliği

27 - 28 - 29 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Kuluçka Merkezi’nde gerçekleştirilen, projenin son yaygınlaştırma dönemi etkinliği olan “İstanbul Kültürleri Şenliği” geniş bir katılımla tamamlanmıştır. Şenlik hazırlıkları öncesinde STA’ların ihtiyaçlarını daha iyi belirlemek için kurumlardan temsilcilerle ve alanında uzman kişilerle bir şenlik kurulu oluşturulmuştur. Bu kurulda yer alan isimler şenlikte aktif bir şekilde yer alarak program içeriğini geliştirme ve etkinliklere katılacak ekiplerle temasa geçme gibi konularda rol almıştır.

27 Nisan 2018 Cuma günü, İstanbul Kültürleri internet sitesinin tanıtımı ile şenliğin açılış etkinliği gerçekleştirilmiştir. Bu tanıtım sonrasında 24 Şubat - 18 Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleşen “Çoğul İstanbul Medyası” sergisi hakkında da detaylı bir aktarım yapılmıştır. Ardından, moderatörlüğünü Prof. Dr. Bülent Bilmez’in yaptığı, konuşmacı olarak İrfan Çağatay, Cemal Taş, Mahir Şaul ve Zakarya Mildanoğlu’nun yer aldığı Çoğul İstanbul Medyası paneli gerçekleşmiştir. Projenin, yaygınlaştırma dönemine kadar gerçekleştirdiği faaliyetlerin kısa tanıtımından sonra, ilk gün kitap söyleşileri, film gösterimleri ve konserlerle devam etmiştir.  

28 - 29 Nisan tarihleri, şenlik katılımcısı kurumların stantlarını açması vesilesiyle şenliğin en yoğun günlerine ev sahipliği yapmıştır. 19 farklı kurum 11.00 - 19.00 saatleri arasında Sosyal Kuluçka Merkezi’nde stant açarak çalışmalarını tanıtma imkanı bulmuştur: Aras Yayıncılık, Dersim Araştırmaları Merkezi, Dersim Gazetesi, Dersim Yayınları, Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği, GOR Hemşin Kültür Dil Tarih dergisi, HADİG - Hemşin Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği, Hünkar Basım Yay. Dağ. Org. Tic. A.Ş.,  İsmail Beşikci Vakfı, İstanbul Kafkas Kültür Derneği, Jıneps Gazetesi, Kafkas İnguş Dostluk Derneği, Kovara Bar, Kürt Araştırmaları Derneği, Laz Enstitüsü, Lazika Yayın Kolektifi, Laz Kültür Derneği, Nûbihar (Pak Ajans Yayıncılık ve Medya), Osmanlı Türk Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi, Rum Cemaat Vakıfları Derneği, Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı ile Zaza Dil ve Kültür Derneği’dir. 

Şenliğin ikinci günü olan 28 Nisan Cumartesi günü düzenlenen “Küçük Prens Çevirileri Söyleşisi” ve “Dil Atölyesi” yoğun ilgiyle karşılaşmış ve kültürel çeşitlilik üzerine verimli tartışmalar ile paylaşımların gerçekleştiği etkinlikler olmuştur. Şenlik ziyaretçilerinin bu yoğun ilgisi söyleşili film gösterimleri ile devam etmiştir. Şenliğin son gününde ise Friedrich Naumann Stiftung (FNS) iş birliği ile hayata geçirilen “Stanpolis” belgesel filminin gösterimi ile final etkinliği gerçekleşmiştir. 

Son olarak belirtmek gerekir ki mevcut proje tamamlanırken yeni dönemde gerçekleştirilecek projenin en önemli çıktısı olacak olan STA’lar arası ağ/platform oluşturulması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Projenin çeşitli faaliyetleri için iletişime geçilen kurum ve şahıslar arasında 100’e yakın bağımsız araştırmacı ve 50’ye yakın kurumun farklı düzlem ve derecede projeye katkı sağlamış ve kendisini, çalışmalarını veya kurumunu tanıtma fırsatı bulmuştur. Adı geçen kişi ve kurumların pek çoğu eğitim dönemi sayesinde yarım kalan veya yeni başladığı konulardaki araştırmalarını tamamlamış, Çoğul İstanbul Sergisi’nde çalışmalarına dahil oldukları süreli yayınları tanıtmış veya “İstanbul Kültürleri Şenliği” sayesinde farklı kültürel gruplarla temasa geçip, projenin temel sorunsallardan biri olarak belirlenen kültürel gruplar arası kompartımanlaşmanın aşılması yönünde önemli adımlar atılmıştır. 


------------------------ 
[1] 2013’ten bu yana İstanbul Bilgi Üniversitesi çatısı altında çalışmalarına devam eden Kürdoloji, Alevi Toplulukları Çalışma Birimi, Yahudi Toplulukları Çalışma Birimi, Laz Toplulukları Çalışma Birimi ve Çerkes Toplulukları Çalışma Birimi gibi grupların üyeleri ve bu grupların üyesi olmayıp benzer temalarda çalışma yürüten bütün araştırmacılar ile projenin başlangıcında toplantı yapılarak, sergi de dahil olmak üzere projenin bütün faaliyetleri ile ilgili öneriler alınmıştır. Ayrıca Boğaziçi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi, Depo ve Salt gibi kurumların ekipleriyle de farklı zamanlarda serginin içeriğine ve kapsamına dair fikir alışverişinde bulunulmuştur.
[2] Bu kanunda dikkat çekilen bölüm, yürürlükten kaldırılan hükümler başlığı altında sıralanan maddelerden biri olan “2932 sayılı Türkçe’den Başka Dillerde Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun (1983) yürürlükten kaldırılmıştır.” ifadesidir.

Proje web sitesi: https://istanbulkulturleri.org