Haberler

Hemşince’de Şelaleye ‘Çaxçaxan’ Deniyor…

Yok olma riskiyle yüz yüze olan dil ve kültürler (4)
-  A  +

Adnan Genç - Başlık nasıl ama? Şelale yukarılardan şakırdayarak akıyor ve aşağıdaki suya veya taşa vurarak dereye kavuşuyor, yaa… Ses aynı değil mi? X harfini okurken de Ğ ve H harflerinin okunması kıvamlı bir biçimde birleştirerek, söyleniyor.

Yok olmakta olan kültürler ve diller konusunda; ilgili dostlarımızın neredeyse, birer ‘misyoner’ gibi yoğun ve sürekli çalıştıklarını biliyoruz. Bu kültür ve diller arasında neredeyse, en şanslılardan biri de Hemşin kültürü ve dili. Çünkü 30 yılı bulan ciddi bir çalışma ortamından ve bunun gönüllü bireylerinden biriyle konuşacağız. Akademisyen ve Hemşin araştırmacısı Cemil Aksu’nun bir yazısından yararlanacağız. Ayrıca eğitimci Mahir Özkan dostumuza; yaşanılan sürecin sorunlarını, çözüm yollarını ve yaptıklarına ilişkin gelişmeleri soracağız… Umarım bu çalışmayı yok olmaya yüz tutmuş, bütün kültür ve dil için mücadele verenler, örnek alır…

Hemşinliler’in tarihi ve talihi açısından bulundukları coğrafya hep önemli ve değerli olmuştur. 14. yüzyıl sosyolog ve iktisatçılarından ‘Mukaddime’ adlı büyük eserin de yazarı, düşünür İbn-i Haldun’un ‘Zamanları Aşan Bir Saptaması’ vardır: Coğrafya Kaderdir. Bu laf ile kastedilen, bulunulan yerin coğrafi koşullarının, üzerindeki insanların yaşamına, yaşamının her noktasına etki etmesi anlatılır. Gene bu söz ile kastedilen konular genel olarak politik coğrafyanın alanına girer. Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri açısından ele alındığında, hangi iklim kuşağında olduğunuz, yörenizde hangi doğal kaynaklara sahip olduğunuz veya olmadığınız, denize ve üzerinde taşımacılık yapılabilen akarsulara ne kadar yakın olduğunuz, ticari yollara yakınlığınız, yörenizde hangi hayvan çeşitlerinin bulunduğu, hangi başka kültürler ile etkileşimde olduğunuz, komşularınızın kimler olduğu, dağlar veya başka yer şekilleri ile ne kadar korunaklı bir yerde yaşadığınız gibi pek çok değişkeni (parametreyi) kapsar.

“Bu konuda pek çok araştırma bulunmaktadır ama muhtemelen en popüler olmuş olanı, Jared Diamond‘un ‘Guns, Germs and Steel’ adlı, içinde çok zihin açıcı örneklerin anlatıldığı kitabı ile Türkiye kökenli bir Ermeni olan iktisatçı, ‘Daron Acemoğlu‘nun, ‘Why Nations Fail’ adlı kitabı da benzer bir konudadır. Hemşinlilerin açık ve gizli tarihleri de tam da bu tanım bağlamına oturmaktadır. Türkiyeli Hemşinliler’in yüzlerce yıl ‘kendi istekleriyle’ Müslüman ve Türk kimliği almalarını karşın; 18. Yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun uyguladığı tehcir politikaları sonucu oluşan soykırım günlerinde tamamen, tarihi kimliklerini geride bırakmışlardır. Bu bağlamda, elbette ki tarihi kökenlerden kopmak iradi bir kararlılık olmasa da dini kökenlerini tamamen geride bırakmışlardır. Coğrafya kaderdir… Doğu toplumları kader kavramını önemser… Bilgisi ve katılımı kapsamında olsun ya da olmasın, siyasal kimi oluşumların güdümündeki gelişmeleri (özgün bir fikri olsa bile) genel kabul görmesi nedeniyle süreç içinde benimser.

Uluslararası diyasporada yaşayan Hemşinliler’in üzerinde de daima sahici kalıcı etkili bir baskı rejimi uygulanagelmiştir. Bu nedenle SSCB zamanında Stalin tarafından Sovyet coğrafyasının dört bir yanına sürülmüşlerdir. Bugün Rusya’da; Moskova, Krasnodar ve Sochi’de; Kırım’da; Abhazya’da, Kırgızistan’da, Kazakistan’da, Ermenistan’da Hemşinliler, yerleşik olarak yaşamaktadır ve Hemşinli olmalarının bilinciyle aidiyet duygularının kökenlerini araştırmaya ve geliştirmeye çalışmaktadırlar…  Coğrafya kaderdir…”

[...]

Yazının devamı için: Yeni Bir Mecra

https://yeni1mecra.com/hemsincede-selaleye-caxcaxan-deniyor/