Haberler

Gürcistan ile ‘Komşu’ İki Gürcü Halkı Üzerine

Yok olma riskiyle yüz yüze olan dil ve kültürler (5)
-  A  +

Adnan Genç - Bir zamanlar, ‘Overland’ denilen biçemde, toprakları yürüyerek aşmak ve üzerine; bölge insanlarıyla hemhal olup, yazılar, fotoğraflama çalışmaları ve bilgi/belge toplama çalışmaları yapıyorduk. Kimi ülkelerden olduğu gibi Gürcistan özerk cumhuriyetlerinden, hemen Hopa sınırlarımızda olan ve başkenti de Batum olan Acara Cumhuriyeti cumhurbaşkanı ve turizm bakanının davetlisi olarak; benim gibi alternatif turizm yapanlar ve gene benim gibi turizm yazan gazetecileri davet ettiler… Ülkenin en güzel yerlerini birlikte gezdik. Sonra Gori üzerinden Tiflis’e götürüp en güzel şekilde ağırladılar… Gori’nin bir önemi de Sovyet liderlerden Stalin’in doğduğu yer olması. Kocaman bir müze yapmışlar ve doğduğu ev de bu müzenin bahçesinde ama başka hiçbir yerde Stalin’den başka bir iz yok… Oysa, Moskova’da Stalin neredeyse, bizim babacan sinema oyuncusu Hulusi Kentmen gibi seviliyor ve sayılıyor… Müzelerini, sanat kurumlarını, kimi okullarını gezdik ve bizim Artvin’deki Macahel yaylasının öbür yanına da götürdülerdi…

Biraz Batum’dan söz etmek istiyorum. 1800 ortalarında İngiliz bir şehir plancı tarafından, ‘ızgara usül’ denilen bir yöntemle sokak ve caddeleri birbirini keser ve birbirine paralel biçimde sıralanmış. Ayrıcı kentin yüzde 40’lık bir bölümü de sahilde ve genel olarak dokunulmamış. Yeşil ve büyücek bir park halinde… Şahane bir Botanik ormanları var; dünyanın 9 ayrı flora bölgesinden çiçekli ağaçları ve bitkileri burada; Karadeniz’e bakan tepelerde var ediyorlar. İyi bildiğinizi düşündüğüm Altın Post öyküsüne kaynak olan coğrafya da burası ve uzunca bir sütun üzerinde şahane bir de anıtları var. Yok olmakta olan kültür ve diller bağlamında niye bu denli çok Gürcüstan anlattığımı lütfen yadırgamayın. İki ülke Gürcüleri de zaten birbirleriyle komşu ve ilişkilidir… Kültürel yakınlıktan öte, kültürel aynılık söz konusudur. Arada Hemşinliler ve Lazlar’da da olduğu gibi bura Gürcüleri de Hristiyandır… Size hem Gürcüstan Gürcülerinin talihi ve tarihinden hem de ‘el alarak’ ülkemiz Gürcülerinin varlığından söz etmek istiyorum… Tabii bir dostumuzdan da yardım alarak…

Yok olmakta olan kültürler ve diller konusunda; ilgili dostlarımızın neredeyse, birer ‘misyoner’ gibi yoğun ve sürekli çalıştıklarını biliyoruz. Bu kültür ve diller arasında neredeyse, en şanslılardan biri de Gürcü kültürü ve dili. Çünkü 30-40 yılı bulan ciddi bir çalışma ortamından ve bunun gönüllü bireylerinden biriyle konuşacağız, Uğur Zuboğlu dostumuza; yaşanılan sürecin sorunlarını, çözüm yollarını ve yaptıklarına ilişkin gelişmeleri soracağız… Umarım bu çalışmayı yok olmaya yüz tutmuş, bütün kültür ve dil için mücadele verenler, örnek alır…

Merhabalar. Sizi de pek çok dilbilimcinin pek girişemediği ölçütlerde; Gürcü kültürü ve diline emek veren; kültür ve dil arkeolojisi yapan, dostlarımızdan sayarak bazı sorularım olacak. Acaba Gürcüler’in dili ve kültürü; yok olmaktan kurtulabilecek mi? Resmi ve gayri resmi ne gibi çalışmalarınız oluyor? Hatta, Gürcüler’in ‘tarihi ve talihi’ konularında olabilecek kadar anlaşılır ve kısa bir bilgi verebilir misiniz?

Memnuniyetle yanıtlamak isterim. Gürcü kültürünün var olması yaşayabilmesi için benim gibi pek çok başka dostumuz da var. Dilimizi, kültürümüzün ana unsurlarından olan halk bilimleri ve şarkılarımız ile danslarımızı ve mutfak kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Ben de izninizle önce biraz tarih ve dil üzerine kimi alıntılarla ve mutfak kültürüne ilişkin bildiklerimle konuşmak istiyorum…

Gürcü Kültürü üzerine...

“Gürcistan kültürü, ülkenin uzun tarihi ile beraber gelişmiş, Gürcü dili ve alfabesi üzerine dayanan güçlü bir edebiyat geleneği ve eşsiz bir ulusal kültür barındırmaktadır. Bu özelliği güçlü bir ulusal kimlik sağlayarak tarih boyunca tekrarlanan yabancı işgali ve asimilasyon çabalarına rağmen Gürcü kimliğinin korunmasına yardımcı olmuştur.

Gürcistan kültürü, ülkenin uzun tarihi ile beraber gelişmiş, Gürcü dili ve alfabesi üzerine dayanan güçlü bir edebiyat geleneği ve eşsiz bir ulusal kültür barındırmaktadır. Bu özelliği güçlü bir ulusal kimlik sağlayarak tarih boyunca tekrarlanan yabancı işgali ve asimilasyon çabalarına rağmen Gürcü kimliğinin korunmasına yardımcı olmuştur. Gürcü alfabesi milattan önce 5. yüzyılda bulunmuş ve milattan önce 284’de Iberia krali 1. Parnavaz tarafından geliştirilmiştir. Gürcistan’in orta çağa ait kültürü büyük ölçüde Ortodoks Hristiyanlık, Gürcü Ortodoks ve Apostolik kilisesinden etkilenerek çoğu kez dini bağlılığı yüceltmiş ve destek olmuştur.

[...]

Yazının devamı için: Yeni Bir Mecra

https://yeni1mecra.com/gurcistan-ile-komsu-iki-gurcu-halki-uzerine/