Haberler

“Bu Dille Doğdum ve Onu Asla Terk Etmedim”

Kobi Zarco, kökleri İstanbul ve Selanik’e dayanan, İsrailli bir sanatçı, radyocu ve hikâye anlatıcısı. Pandemi döneminde, Facebook aracılığı ile söylediği şarkılar ve Ladino dilindeki kısa skeçleriyle, evlerinde hapis kalan, özellikle bu dili bilenlerin gönlüne girmeyi başardı…
-  A  +

Sara Yanarocak - Kobi Zarco ile tanışıklığımız, yaklaşık geçen yıla dayanıyor. Zarco, Radio-Kan-Ladino adlı kanalda eşim ve benle röportaj yapmış, biz de Erensya Sefaradi şarkılarımızdan birkaçını bu söyleşi sırasında seslendirmiştik. Şimdi Şalom Gazetesi adına röportaj yapma sırası bende.

Kobi Zarco’yu tanıtır mısın?

İsrail’de doğdum. Ailemin kökleri Türkiye ve Selanik’e dayanıyor. Annem İstanbul - Ortaköy’de dünyaya gelmiş. Babamın tarafı ise; büyükbabam İstanbul’da doğmuş ama delikanlılık çağında, Yunanistan’a göç etmiş ve kendine Selanikli Sefarad bir kızı eş olarak almış. Babam Selanik doğumlu.

Aslında ailenin esas kökleri İspanya ve Portekiz’e dayanıyor. Ailede Zarco, Alvaero ve Behar soyadları mevcut. Portekiz’deki Madera Adasını 1492’de ilk keşfeden gemici Senyor Juao Gonzalvesh Zarco Kristof Kolomb’un kayınpederiydi.

İsrail’de doğup büyüdüm. Tel Aviv Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun oldum.

Ladino ile olan ilişkiniz nasıl başladı?

Ladino aslında benim beşik dilimdir, ama bu sanatsal serüven 1985 yılında başladı. O yıl çok önemli bir etnomüzikolog olan Isaac Levy’nin anısına Kudüs’te bir anma gecesi düzenlenmişti. Her şey Ladino dilindeydi. O akşam tanıştığım ve ‘Kol İsrael’ radyosunda çalışan Kamelia Shahar ile başlayan dostluğumuz sonucunda Ladino dili serüvenim doludizgin başladı.

1986 yılında ilk müzik albümümü yaptım. 1992 yılında, Tel Aviv’de gerçekleştirilen, 1. Dünya Ladino Konferansına katıldım. Daha sonra Ladino dilinde şarkı söyleyen bazı kişilerle birlikte Almanya, Fransa, İspanya, Meksika ve Güney Amerika’ya bir turne yapıp bu dilde şarkılar söyledik ve hikâyeler anlattık.

Bu turnenin ardından ‘Los Cantes De Esther-Purim’ ve ‘Ventanas Altas’ adlı albümlerimi yayınladım. İkincisinde Selanik Sefarad Şarkıları vardı. ‘Adio Kerida’ albümünden sonra ‘La Torre Blanka’ (Selanik’teki Beyaz Kule) adlı CD yayınlandı. Bu CD’de dört dilde şarkılar var: Ladino, Türkçe, Yunanca ve Bulgarca.

19 yıl boyunca ‘Dias De Leçe Y Miel’ adlı organizasyonlara davet edildim. Orada şarkıcı ve anlatıcı olarak sahne aldım. 24 yıldan bu yana da, her sene şubat ayında tertiplenen ‘El Festival De Los Kontadores’ yani ‘Hikâye Anlatıcılarının Festivali’ne katılıyorum.

[...]

Röportajın devamı için: Şalom

http://www.salom.com.tr/haber-114785-bu_dille_dogdum_ve_onu_asla_terk_etmedim.html