Our Projects

İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi (2017 - 2018)

İstanbul Bilgi Üniversitesi Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu tarafından Nisan 2017 - Mart 2018 tarihleri arasında yürütülen "İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi" Açık Toplum Vakfı, Anadolu Kültür ve İstanbul İsveç Başkonsolosluğu desteği ile gerçekleştirilmiştir.

-  A  +

Türkiye’de akademinin, ülkede ve özellikle İstanbul’da kültürel çeşitlilik/çoğulluk hakkında veya farklı kültürlerinin her biriyle ilgili çalışmalara bugüne kadar ilgisiz kaldığı bilinmektedir. Diğer yandan, son zamanlarda bu alanda akademi dışında sivil toplum faaliyetlerinin ve yapılan popüler çalışmaların sayısının giderek arttığı gözlenmektedir. Ancak bu çalışmalarda, olgusal bilgi toplama, işleme ve paylaşma konusunda büyük eksiklikler ve genelde konunun ele alınışında bazı sorunlar gözlemlenmektedir. Bu eksiklik ve sorunlar incelendiğinde, kültürel çeşitlilikle ilgili olgusal bilginin sivil toplum aktörleri (STA) tarafından yeterince güvenilir ve kullanışlı şekilde üretilememesinin en önemli nedenleri olarak şunlar gözlemlenmiştir: Etnografya konusundaki bilgi eksikliği dolayısıyla, olgusal bilginin sistemli ve doğru bir şekilde toplanması, işlenmesi, saklanması ve kamuoyuna sunulması konusunda bilgi ve donanım eksikliği. Gözlemlenen bu sorunlara çözüm sunmak amacıyla geliştirilen “İstanbul’da Kültürel Çeşitliliğin Sivil Toplum Aktörlerini Güçlendirme ve Kapasite Geliştirme Projesi”, akademinin bilgi ve donanımının STA’ya ulaşmasını hedeflemiştir. Deneyim ve bilgi aktarımı yoluyla birbirinden öğrenecek çok şeyi olan iki tarafın bir araya getirilmesinin, bu alana önemli katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

Yürütücü Kurum

2017 başında oluşturulan Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu, üniversitenin proje geliştirme konusunda uzman akademisyenlerinin yardımıyla bu projeyi geliştirmiş ve yürütmesini üstlenmiştir. Proje profesyonel bir ekip tarafından yürütülürken, 2013 yılından beri faaliyetlerini yürüten mevcut çalışma birimleri Türkiye Kültürleri çatısı altında faaliyetlerini yürütmeye devam etmektedir. Bu çalışma birimlerini; Alevi Toplulukları Çalışma Birimi [BİLGİ ALTO], Çerkes Çalışmaları Birimi [BİLGİ ÇERKES], Kürdoloji Çalışma Birimi [BİLGİ KÜRDOLOJİ], Laz Çalışmaları Birimi [BİLGİ LAZURİ] ve Yahudi Toplulukları Çalışma Birimi [BİLGİ YATOÇ] oluşturmaktadır.

Ekip

Projenin koordinatörlüğünü Prof. Dr. Bülent Bilmez (İstanbul Bilgi Üniversitesi); koordinatör yardımcılığını ise Elif Yıldız (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), Gül Hür (İstanbul Bilgi Üniversitesi) ve Zeynep Yeşim Gökçe (İstanbul Bilgi Üniversitesi) üstlenmiştir.

Süre

01 Nisan 2017 tarihinde başlayan proje, 31 Mart 2018 tarihinde sona ermiştir.

Potansiyel Katılımcılar ve Hedef Kitle

-       Sivil toplum kuruluşları (STK): Dernekler ve vakıflar 

-       Süreli yayınlar 

-       Yayınevleri 

-       Radyo-televizyonlar 

-       İnternet siteleri, bloglar

-       Bağımsız araştırmacılar  

İçerik

Proje sürecinde değişik üniversite ve kurumlardan kıdemli eğitimciler ve doktorasını ilgili konuda yapmakta veya yapmış olan eğitmenler aracılığıyla, Sivil Toplum Aktörlerine, aşağıdaki dört alanda eğitim verilmiştir: 

-       Teorik-kavramsal çerçeve: Kültürel çoğulluk/çeşitlilik, somut olmayan kültür, metropol, küreselleşme ve kolektif kimlik, azınlık, açık toplum, şehir ve metropol çalışmaları, vs.

-       Metodoloji: Etnografya, veri toplama, sözlü tarih, mülakat, etik, vs.

-       Dokümantasyon ve arşiv: Kayıt ve teknik ekipman kullanımı, işleme/saklama, kamuyla paylaşım, sunum, vs.

-       Kültürel haklar ve savunusu: Dilsel ve inançsal özgürlükler bağlamında kolektif ve bireysel haklar ve genelde ‘azınlık’ hukuku

Ayrıca proje kapsamında geliştirilen internet sitesi ve oluşturulmaya başlanan iletişim ağı aracılığıyla STA’lar arasında deneyim aktarımı için iş birliği olanakları yaratılmıştır.

Uzun Erimli Etki ve Hedefler

Projenin temel amacı, İstanbul’daki kültürel çeşitlilik/çoğulluk konusunda çalışan Sivil Toplum Aktörlerini, envanter, ağ ve haritalandırma üzerinden ilişkilendirmek ve eğitim aracılığıyla güçlendirmektir. Projenin uzun vadeli hedefi, bu yolla Türkiye kültürleri alanında yapılan çalışmaların niteliğinin artmasına katkı sunmaktır. Farklı kültürler hakkında ve genelde kültürel çoğulluk konusunda çalışma yapan kurum ve kişilerin, olgusal bilgi üreten nitelikli çalışmalarının sayısının artmasının, bu kültürel çoğulluğun ve zenginliğin günlük yaşamda, siyasette ve ekonomide görünürlüğüne de katkı sağlaması beklenmektedir. 

Bu proje ve sonrasında gerçekleştirilecek kalıcı çalışmalar aracılığıyla, kültürel farklılıkların zenginlik kaynağı olarak kabul edilmesine ve toplumdaki ‘öteki’ kültürleri de tanıyarak bir arada yaşama zihniyetinin yerleşmesine katkı sunulmaya çalışılacaktır. Projenin gerçekleştirmeye çalıştığı uzun vadeli diğer hedeflerden biri ise, farklı kültürel grupların birbirlerini tanımalarına ve sağlıklı bilgiye ulaşmalarına hizmet etmektir. Türkiye’de yaşayan (özellikle tehdit altında veya yok olmaya yüz tutmuş) kültürlerin devamlılığını önemseyen proje, yıllardır kendi sahalarında bu kültürlere dair bilgileri toplayıp kaybolmaktan kurtaran her türlü kişi ve kurumun envanterini çıkartıp, sistemli bir haritalandırma aracılığıyla verimli bir iletişim ağı oluşturmayı amaçlamaktadır. 

Sonraki yıllarda bu çalışmanın Türkiye geneline yayılması amaçlandığı için, bu proje sırasında oluşturulan ağın mümkün olduğunca genişletilmesi ve özellikle İstanbul dışındaki STA’lar ile ilişki ağı kurulmaya başlanması da hedefler arasındadır. İlk aşamada ortaya çıkarılacak olan eğitim modülünün, sivil toplum ve akademi iş birliğiyle gerçekleşecek bu pilot proje sayesinde, geliştirilmesi ve yetkinleştirilmesi ve sonraki yıllarda tüm Türkiye için kullanılması planlanmaktadır.

Akademinin, İstanbul’un ve genel olarak Türkiye'nin kültürel çeşitliliği/çoğulluğu ile kültürel gruplara karşı ilgisizliği bu konuda az sayıda akademik çalışma üretilmesine yol açmıştır.

 

===================================

 

Sınıf-içi Eğitim 2017

9 Eylül - 1 Ekim 2017 tarihleri arasında hafta sonları İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen sınıf-içi eğitim, Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu’nun uyguladığı ilk eğitim programı.

Akademik çevrelerin ilgisizliğinin yanında akademi dışında son zamanlarda sayısı oldukça artan çalışmalarda ise olgusal bilgideki eksiklik ve konunun ele alınışı noktalarında büyük sorunlar olduğu görülmüştür. Çoğulluğa dayalı modern toplumun bir arada yaşaması için özellikle ihtiyaç duyulan kültürel çeşitlilikle ilgili olgusal bilgi akademi dışından çalışmalarını yürüten sivil toplum aktörleri (STA) tarafından da üretilememektedir. Burada kullanılan STA kavramı, akademi dışından Türkiye kültürleri ile ilgili çalışma yürüterek olgusal bilgi üretmeye çalışan bütün kurumların yanı sıra bağımsız araştırmacıları da kapsamaktadır. Bu grupların ihtiyaç duydukları bilgiyi üretememelerinin en önemli nedeni, etnografya (saha çalışması) konusundaki metodoloji eksikliği ve bu nedenle güvenilir olgusal bilgilerin sistemli bir şekilde toplanması, işlenmesi, saklanması ve kamuoyuna sunulması konusundaki yetersizliklerdir. Bu nedenle, Türkiye kültürlerinin temsilcisi veya araştırıcısı STA’ların en yoğun yaşadıkları şehir olmasına rağmen İstanbul’un kültürel çeşitliliği veya farklı kültürel grupları hakkında güvenilir bilgiye ulaşmak bugün maalesef pek mümkün değildir. Birbirini tekrarlayan, saha çalışmalarına dayanmayan ve güvenirlikten uzak ve sayıları zaten az olan kaynaklar, toplumda önemli bir zenginlik konusunda farkındalığın artması ve bir arada yaşama kültürünün gelişmesine yeterince katkıda bulunamamaktadır. Aynı zamanda farklı kültürel grupların varlıklarını diğer kültürlerle barış içinde sürdürmeleri için gerekli hak savunusu ile ulusal ve uluslararası mevzuata odaklanan hukuksal birikim eksikliği de bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha genelde ise, konuyla ilgili aktörlerin kültürel çeşitlilik/çoğulluk ile kültürel gruplar ve kimlikler konusundaki özcü ve içine kapalı tavrı da teorik-kavramsal düzlemde bir handikap olarak gözlemlenmektedir. 

Özetle, STA’ların topladıkları verilerin işlenmesi ve saklanması konusunda bilgi eksikliği yaşaması nedeniyle toplanan verilerin işlevsiz hale gelmesi, uygulanacak yöntem açısından bilgi kirliliğinin olması ve temel kaynakların bulunmaması, insan hakları konusunda kullanabilecekleri hakların bilinmemesi ve kanunlardan yeterince haberdar olunmaması, teknik ekipman kullanımı bilinmediği için dışarıdan sürekli destek alınmasının doğurduğu maddi yükün caydırıcı özellik taşıması gibi çok temel sorunlara çözüm oluşturmak amacıyla Türkiye Kültürleri Araştırma Grubu ekibi tarafından öneriler getirilmiştir. Bu gibi problemler temel alınarak, çözüm oluşturmak amacıyla bir eğitim modülü hazırlanmıştır. Bu eğitim modülüyle, akademinin belli alanlardaki birikiminin proje aracılığıyla kültürel çeşitliliğin/çoğulluğun temsilcisi ve araştırmacısı konumunda olan STA’lara aktarılması hedeflenmiştir. Aşağıdaki başlıklar temel alınarak bir program oluşturulmuştur:

-       Teorik-kavramsal çerçeve: Kültürel çoğulluk/çeşitlilik, somut olmayan kültür, metropol, küreselleşme ve kolektif kimlik, azınlık, açık toplum, şehir ve metropol çalışmaları, vs.

-       Metodoloji: Etnografya, sözlü tarih, etik, mülakat, vs.

-       Dokümantasyon ve arşiv: Kayıt ve teknik ekipman kullanımı, veri toplama/işleme/saklama, kamuyla paylaşım, sunum, vs.

-       Kültürel haklar ve savunusu: Dilsel ve inançsal haklar ve genelde ‘azınlık’ hukuku

Uzun vadede bu eğitim programıyla bir araya gelecek olan aktörlerin, deneyim ve ‘yerinden/yerelden’ bilgi aktarımı aracılığıyla aynı zamanda birbirleri ve proje yürütücüleri için öğretici rolü oynamaları beklenmekedir. Bu sayede, barış içinde bir arada yaşamanın koşulu olan, şu anda oldukça kalın duvarlarla birbirinden ayrılmış kültürel grupların aktörleri arasında diyalog ortamı ve kalıcı iş birliği mekanizmaları geliştirilmesi ve kültürel çeşitliliğin mümkün olduğunca çok sayıda renkleri hakkında bilgilenme sayesinde farklılıklar ve benzerlikler konusunda bilincin gelişmesi mümkün olacaktır. Ayrıca Türkiye’de oldukça eksik olan üniversite ile sivil toplum arasındaki diyalog ve iş birliğinin geliştirmesine katkı sunulması hedeflenmektedir.

Sonuç olarak, 2017 güz döneminde gerçekleştirilen sınıf-içi eğitim programı ile farklı kültürlerden seçilmiş 53 sivil toplum aktörüne ulaşılmıştır. Sınıf-içi eğitim dönemi boyunca hafta sonu verilen derslerin yanı sıra İstanbul kültürlerinin farklı boyutlarıyla ilgili çalışmalar yürüten uzman ve akademisyenlerin sunumlarıyla seminerler de gerçekleştirilmiştir. Bu eğitimin sonunda bir çalışma planı sunan katılımcılarla birlikte uygulamalı saha eğitimi dönemine geçilmiştir.

 

===================================

 

Uygulamalı Saha Eğitimi (Ekim-Aralık 2017)

Sınıf içi eğitimi başarı ile tamamlayan ve sundukları çalışma önerileriyle uygulamalı saha eğitimi dönemine devam etmeye hak kazanan 18 kişi ile birlikte Uygulamalı Saha Eğitimi dönemi, Ekim-Aralık 2017 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Uygulamalı Saha Eğitimi; proje katılımcılarının sınıf-içi eğitim döneminde aldıkları, pratik ve teorik derslerin ardından kendi geliştirdikleri araştırma projelerini sahada gerçekleştirmeleri üzerine kurulu bir dönemdir. Ekim-Aralık 2017 tarihleri arasında yapılan uygulamalı saha eğitimi döneminde, katılımcılar, düzenli olarak danışman eğitimcilerden destek almış, birbirleri ile deneyimlerini paylaştıkları 3 ayrı workshop gerçekleştirilmiştir. Eğitim döneminin sonunda, makale, belgesel, araştırma raporu gibi farklı metotlarla üretilen, farklı formatlarda sunulan 15 ürün ortaya konmuştur.

 

===================================

 

Çoğul Medya Sergisi

 

 

Project web site: https://istanbulkulturleri.org