News

"Kilise"si Meclis'i Rahatsız Eden Şehir: Kırklareli

Kırkkilise, bugünkü resmi adıyla Kırklareli, 1367'de I. Murat döneminde Osmanlı toprağı haline geldi. Osmanlılar bu bölgeye Bizans'taki adı "Saranda Ekklisies" yani "Kırk Kilise" diyecekti
-  A  +

Serdar Korucu Yazdı:

Türkiye'de yer isimlerini değiştirme uygulamasının en dikkat çeken örneklerinden biri Kırklareli. Bizans'tan Osmanlı'ya, hatta Cumhuriyet dönemine kadar Kırkkilise olarak anılan bölge 95 yıl önce değiştirildi. Nedeni adındaki "kilise"den rahatsız olunmasıydı.

Kırkkilise, bugünkü resmi adıyla Kırklareli, 1367'de I. Murat döneminde Osmanlı toprağı haline geldi.

Osmanlılar bu bölgeye Bizans'taki adı "Saranda Ekklisies" yani "Kırk Kilise" diyecekti. Bulgarlarsa "Lozengrad" yani "Bağ/Üzüm Şehri" demeye devam edeceklerdi.

Osmanlı sisteminde Edirne vilayeti sınırları içinde bir kaza olan, daha sonraysa sancağa dönüştürülen Kırkkilise, 1881/1882-1893 arasındaki sayımlara göre Hıristiyan nüfus ağırlıklıydı.

Sancağın 125 bin 329 kişi olan nüfusundan sadece 36 bin 327'si Müslüman'dı. Yani yaklaşık dörtte biri. 53 bin 663 Rum ile 33 bin 999 Bulgar, Hıristiyan çoğunluğu oluşturuyor, sancakta ayrıca 900 Yahudi, 108 Ermeni, 84 Katolik, 57 Protestan yaşıyor, 191 kişi ise "diğer" diye kaydediliyordu.

Bu bölgenin isminin öne çıkışıysa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 4 Aralık 1924 tarihindeki oturumunda olacaktı. Meclis'in gündemi aslında yer isimlerini değiştirmek değildi.

Lozan Anlaşması ile önemli bölümü hudut dışı kalmış olan toprakların yönetimiyle ilgileniyordu. Bu kapsamda iki bölge gündemdeydi.

Biri bugün Türkiye'de "Barış Pınarı Harekatı"yla gözlerin yeniden çevrildiği Suriye toprağı Resulayn, diğeriyse büyük bölümü sınır dışında kalmış olan Edirne Vilayeti'ne bağlı Mustafapaşa kazasıydı.

Teklifin içeriğine tepki
Bu bölgelerin sınır içinde kalan topraklarının yönetimi için Meclis'e bir mazbata verilmişti. Dahiliye Encümeni adına mazbatayı kaleme alan (mazbata muharriri) ve Kayseri mebusu Ahmet Hilmi Bey, Mustafapaşa kazasının varlığının Lozan sonrası kalmadığını söylüyor,"(...) birçok köyler hududumuz haricinde kaldı. Hududumuz dahilinde kalan üç köy, iki çiftliktir. Nüfusu da 290 küsur kişi için bir kazayı idame etmek muvafık olmadığından naşi hükümet bu kazanın lağvını teklif ediyor" diyordu.

Kendisinin sözlerine değil ancak teklifin içeriğine tepki gelecekti.

Teklifte "Edirne Vilâyetine mülhak [sonradan katılmış] Kırkkilise Vilâyeti muzafaatından [ilave] Mustafapaşa Kazası lâğv olunmuştur" deniliyordu.

Zonguldak mebusu Tunalı Hilmi Bey'in itirazı vardı: "Efendim, ikinci maddede Kırkkilise Kazası deniliyor. Senelerden beri bu gibi isimlerin değiştirilmesine taraftar olan bir Hükümete karşı acaba Dahiliye Encümeni Mazbata Muharriri ne diyor?"

Tunalı Hilmi bununla da sınırlı kalmıyor, her ne kadar merkezi sınır dışında kalmış olsa da kalan kısmı için Resulayn'ın da adının değiştirilmesini talep ediyordu:

"Acaba Zatı Aliniz buraya vaktiyle Subaşı denildiğini, salnamelerde hatta Pınarbaşı denildiğini duymadınız mı? Buna ne buyuruyorlar?"

[...]

Yazının devamı için: http://m.bianet.org/biamag/tarih/217449-kilise-si-meclis-i-rahatsiz-eden-sehir-kirklareli

 

Kaynak: Bianet