İnsanoğlu varoluşuyla birlikte en temel maddi ihtiyaçlarının yanına tinsel bir ihtiyaç daha eklemiştir. Onun adı müziktir. Ya söyler ya dinler. Ya da her ikisi birden. Döneme ve ihtiyaca göre bu müziğin türlerini de oluşturmuştur. Bunlardan biri de “etnik” dediğimiz müzik türüdür. Diyelim ki bizim halk müziği ya da Afrika müziği gibi. Bir diğeri de Sefarad denilen türdür.
Bu müzik İspanya engizisyonundan kaçıp Osmanlıya sığınan yurttaşlarımızın müziğidir. Güncel özelliği, kaybolmaya yüz tutmuş olmasıdır. Nedenlerini söyleşimiz içerisinde öğreneceğiz. Dünyada bu müziğin temsilcilerinin en önde gelenlerinden birisi de eşiyle birlikte sahne alan İstanbullu olan Türk müzisyendir. Janet-Jak Esim.
Kısacık da olsa Sefarad’ın tarihine değinecek olursak:
Kör inanca (Musevilerin Hristiyanlaştırılması politikası) dayalı bir siyasanın eseri olarak Sefaradlar 1492 sonrası İspanya ve Portekiz’de sürülmüşlerdir. Bir kısmı da Osmanlı topraklarına yani Türkiye’ye gelmiştir. Kültür ve gelenekleriyle birlikte bir İspanyol lehçesi olan Ladino denilen dillerini de getirirler hâliyle. Fakat bu dil artık konuşulmamaktadır. İşte bu sürgün ve göçebe halka “Sefardi”, torunlarına ise “Sefardim” denilirdi. Türkçedeki karşılığı ise “Sefarad” olarak seslendirilmektedir. Bu göç ve sürgün teması Sefarad müziğinin temelini oluşturmuştur.
Bu müziğin seçkin temsilcilerinden birisi olan yurttaşımız Jak Esim’le yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz.
İşte o söyleşi:
- İsimleriniz yabancı bir kültüre ait olsa da asıl itibarıyla sizler Türkiye doğumlu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarısınız. Hem bir başlangıç sorusu olarak hem de isimlerinizin yabancı bir dile ait olması muammasıyla soralım. Janet-Jak Esim kimdir?
Jak Esim: Evet. Atalarımızın bir bölümünün 527, diğer bir bölümününse 2000 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşadığını söylemem sorunuza karşılık gelecektir. Türkiye’de yaşamlarını sürdüren ve son yıllarda sayıları süratle azalan Sefarad kökenli Musevi (Veya Yahudi addedilirler) vatandaşlardanız. Ben İstanbul, Janet ise Ankara doğumludur.
- Sizi fazlaca heyecana boğmadan hem tadı damağınızda olan katkılarıyla hayat arkadaşlığınızı hem de sanatınızdaki yeriyle Janet Hanım’ı bize anlatmanız kolay olacak mıdır?
J. E. Benim hayattaki en büyük şansım Janet’tir. Eşiyle birlikte sanatını icra etme olanağı her sanatçıya nasip olmaz. Janet, bana göre dünyadaki en önemli otantik ve etkileyici kadın seslerinin başında gelir. Ayrıca bu kültürün müziği ile bütünleşti. Janet, mükemmel bir eş, mükemmel bir anne, mükemmel bir insan ve mükemmel bir sanatçıdır.
[...]
Röportajın devamı için: https://odatv.com/bizler-bu-dilin-son-kusagiyiz-sonrasinda-yasamasi-mumkun-degil-21121936.html
Kaynak: Oda Tv