Kenan Kruz Çilli - 20. yüzyılın ilk yarısı boyunca Balat’ın Yahudi nüfusu öncelikle İstanbul’un diğer semtlerine, sonradan da İsrail’e göç etmiştir. Bu göç hareketleriyle beraber semtteki sinagogların birçoğu cemaatsiz kaldı ve kaderlerine terk edildi. Bu sinagoglardan bazıları harabe bir şekilde olsa da günümüze ulaşabilmiştir ve aktif olarak kullanıldığı dönemlerini hatırlayan birçok kişi hala yaşamaktadır. Onların anıları, yaşam tecrübeleri, ve hayat hikayeleri de bu anlamda çok önemlidir. Ben de birkaç ay önce, birbirinden kıymetli ve değerli bu tecrübeler ve hikayelerle ilgili bir anı derleme çalışmasına başladım. Bu kapsamda İstanbul’un çeşitli sinagoglarıyla ilgili sözlü veya yazılı mülakatlar gerçekleştirip, bu tür anıları bir araya getirmeyi amaçlıyorum. Araştırmalarımın ilk aşamasında da Balat’ın eski Unkapanı, Selaniko, ve Eliyahu sinagoglarını çalışarak başlamaya karar verdim.
1. Unkapanı Sinagogu
Okuduğum bir makaleye göre, bu tarihi sinagog kıyı şeridinde Haliç’e sıfır bir noktada bulunuyormuş. Hatta Haliç sularından bakınca Unkapanı Sinagogu ihtişamlı bir yalıya benziyormuş. Ta 1985 yılına kadar… bu yılda maalesef Büyükşehir belediyesinin Haliç çevresi “düzenleme” çalışmaları kapsamında bir sürü tarihi binayla beraber yıkılmış. ‘Unkapan’ kelimesini duyunca, aklıma ünlü Sefarad şarkısı Bre Sarika Bre g eliyor. Şarkının nakaratında: “yo te va merkar, sapatos d’Unkapan, chizmes de Cibali…” yani “ben sana Unkapan’dan ayakkabı, Cibali’den çizme alacağım” sözleri geçiyor. Bunu düşününce de acaba bu halk şarkısını ilk söyleyenler zamanında bu sinagogdan da geçmiş midir, burada dua etmiş midir diye sorarım kendime.
2. Selaniko Sinagogu
Selanik şehrinden Balat’a gelen Yahudiler tarafından kurulmuş bu sinagogun tarihi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar dayanıyormuş. Aynı zamanda Sigri Sinagogu olarak bilinen bu mabetle ilgili çok güzel bir anıya rastladım. 1970’li yıllarda bir Purim bayramında bu sinagogda büyük bir kutlama olmuş, kutlama sonrası sinagogun bir duvarı çökmüş ve mucizevi bir şekilde bu olayda kimse yaralanmamış. O yandan bu yana Purim kutlamalarını özellikle Balat’ta düzenleme geleneği hep devam etmiş ve günümüzde Ahrida Sinagogunda yapılan şenlikli kutlamalarla bu gelenek halen sürdürülüyor. Bugünlere sinagogdan yalnızca dört harap duvar ulaşabilmiş. Yakın zamanlarda Balat’taki Sveti Stefan Bulgar Kilisesinin kapsamlı ve başarılı bir şekilde restore edilmesi, kilisenin hemen çaprazında bulunan Selaniko Sinagogunun da restore edilmesiyle ilgili birçok kişiyi umutlandırdı.
[...]
Yazının devamı için: Avlaremoz
https://www.avlaremoz.com/2020/05/06/bu-sinagoglari-hatirliyor-musunuz/