Peki, Antakya’daki bu ortak kültürü yok eden, Yahudilerin sayısının bu denli azalmasına sebep olan olaylar serisi nasıl başlamıştır? Bu sorunun cevabı tahmin ettiğimizden çok daha karmaşık ve uzun… Yüzlerce yıl boyunca devam eden savaşları, isyanları, doğal felaketleri bir yazıya sığdıramam. Ama Yahudi düşmanlığını sistematik hale getiren bir kişinin portresini çizebilirim size: John Chrysostom.
Chrysostom, Katolik Kilisesi’nin kurucu babalarından biri olarak kabul edilir. Hristiyan bir anne ve Romalı Pagan bir babanın oğlu olarak M.S. 347 senesinde Antakya’da dünyaya gelmiş, 381 yılında ise diyakoz olarak Antakya Kilisesi’nde görev başlamıştır.
Antakya’da Ortak Yaşam
Chrysostom dünyaya geldiğinde farklı kimlikler arasındaki ilişki nasıldı? O dönemde Antakya’da dört farklı grubun yaşadığını söyleyebiliriz: Hristiyanlar, Paganlar, Yahudiler ve Yahudileşen Hristiyanlar… Yanlış okumadınız. Bu grup o kadar yaygındır ki, Romalı tarihçi Justin Martyr M.S. 140’ta Korinthos’ta bir Yahudi-Hristiyan ile yaptığı konuşmaya uzun bir bölüm ayırmıştır.
Antakya Yahudileri yaşadıkları onca felakete rağmen şehirlerine derinden kök salmış, toplumun organik bir parçası haline gelmiştir. Aslında bu etkileşimin tek taraflı olmadığını dönemin kaynaklarında görebiliyoruz. Antakya’daki Yahudilerin sinagoglarını ziyaret eden Greklere ait birçok anlatı günümüze ulaşmıştır. Hristiyan toplum, Makkabi kültürünü benimsemiş, ortak geçmişteki azizler olarak düşündükleri Eleazar ve diğer Makkabi şehitlerini büyük bir saygıyla anmışlardır. Hristiyanlar, aynı zamanda Yahudilerin bayramlarını kutlamışlardır.
[...]
Yazının devamı için: Avlaremoz
https://www.avlaremoz.com/2020/05/03/antakyada-ortak-yasama-kulturunun-sonu-john-chrysostom-gizem-magemizoglu/