Nesi Altaras - Bu cümle biraz doğru ama yetersizdi. İsrail Milli Arşivi’nin L’Aurore sayfasındaki tanımında biraz daha bilgi var: “1909 yılında İstanbul’da Lucien Sciutto’nun kurduğu haftalık gazetedir. 1919’da devlet baskısı veya, bazı dedikodulara göre, Sciutto’nun yerel Yahudi toplumuyla olan çatışmasından doğan ekonomik sorunlar yüzünden kapatılmıştı.“
Bu cümleyle L’Aurore gazetesini İttihat ve Terraki dönemi İstanbul’unun bağlamına yerleştirebiliriz. 1908’deki devrimden sonra İstanbul’da serbest basında bir patlama yaşanmış ve her dilde, her görüşte bir sürü yeni yayın ortaya çıkmıştı. Fransızca yayın yapan Yahudi gazetesi L’Aurore da bu dalganın bir parçasıydı. Bu dalga sadece medyada değil sivil toplumda da yaşanmış, bir sürü örgüt resmen tanınmıştı. İTC’nin 1913 dönüşümü ile bu örgütler ve gazetelerin bir çoğu kapanmaya zorlanmıştı. Görece küçük bir toplumun görece küçük bir gazetesi olan L’Aurore 1919’a kadar baskı altında dayanmayı başarmıştı. Ladino yayın yapan ana akım diyebileceğimiz geç Osmanlı Yahudi yayınları Osmanlıcı veya giderek kültürel asimilasyoncu pozisyonlar alırken Selanikli Sciutto’nun L’Aurore’u Siyonist bir gazeteydi. İdeolojik olarak İstanbul Yahudi toplumunda hiç popüler olmayan bu pozisyonun üstüne Sciutto çekinmeden Yahudi toplumunun yöneticilerinin harcamalarını ve cemaat vakıflarının finansal yönetimini sorguluyordu. Bu nedenle yöneticiler ve özellikle dini liderlerin gözünde sevilmeyen bir gazeteydi.
[...]
Yazının devamı için: Avlaremoz
https://www.avlaremoz.com/2020/03/29/laurore-gazetesinin-istanbuldan-misira-oykusu/