News

Anadil Günü'nde Eylem ve Etkinlikler...

Gürcü Kültür Merkezi, TRT'de Gürcüce ve diğer etnik dillerde yayın hakkı istedi.
-  A  +

Demokrat Pomaklar Platformu, dillerinin yok olmasının engellenmesini talep etti; Çerkes Kültür Derneği "Dilinizi evde konuşun" yaklaşımına karşı çıktı, Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu ise Kürtçe anadilinde eğitim istedi. 

Bursa Çerkes Kültür Derneği "Ana dilini öğren, kültürüne sahip çık" sloganıyla 21 Şubat Dünya Anadil Günü için eylem yaptı. Orhangazi Parkı'nda yapılan basın açıklamasında Bursa Çerkes Kültür Derneği Başkanı Filiz Çelik, Türkiye'de Türkçe dışında 34 farklı dil konuşulduğuna ve bu dillerin birçoğunun yakın gelecekte yok olma tehlikesiyle karşı karşıyla olduğuna dikkat çekti. Çelik, dillerin korunmasının sadece insan hakları değil, bir özgürlük ve demokrasi sorunu olduğunu da vurguladı ve bir dili yok olmaktan korumanın tek yolunun, o dilin konuşulabilmesi ve çocuklara öğretilebilmesi olduğunun altını çizdi. 

Bilgi Üniversitesi'nde Anadili Günü Programı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü de 21 Şubat Uluslararası Anadil günü kapsamında Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsünde bir etkinlik düzenledi.  

Prof. Dr. Ayhan Kaya’nın yönettiği panele Sezai Babakuş (Abazaca), Doğan Özden (Adigece), Pakrat Estukyan (Ermenice), Fahrettin Çiloğlu (Gürcüce), Muhsin Kızılkaya (Kürtçe), Memedali Barış Beşli (Lazca), Karen Gerson Sarhon (Sefarad Dili) ve Yakup Atuğ (Süryanice) konuşmacı olarak katıldılar.  

Abhazya'nın Dostları Platformu sözcüsü, İstanbul Kafkas Kültür Derneği üyesi Sezai Babakuş kendisinin "berikinin gazabına uğramış bir öteki" olduğunu vurgulayarak başladığı konuşmasında, kendi anadilinin durumundan ve bu dili öğrenme ve kullanma sırasında yaşadıklarından söz etti. Dilinin tehdit altında olduğunu, doğal yollarla yaşama şansının olmadığını ve bunun için devletin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi. Abhazların kendi dillerini sürdürmek için verdikleri mücadelenin kısıtlı olduğunu söyleyen Babakuş, anadili farklı olanların tümünün yaşadıklarını kendilerinin de yaşadıklarını söyledi. 

“Adigece" (Çerkezce) dilinde "merhaba" diyen Dünya Çerkes Birliği delegesi, İstanbul Kafkas Kültür Derneği üyesi ve sanatçı Kuşha Doğan Özden de yaptığı konuşmasında Çerkezlerin Kafkasya'dan Türkiye ve dünyanın başka yerlerine nasıl dağıldıklarını ve bu dönemde yaşadıkları zulüm ve katliamları anlattı. Özden, kendi dillerinin yaşaması için mevcut hükümetin sözcüleri tarafından sözler verildiğini ama hiçbirinin yerine getirilmediğini söyledi. 

Panelin üçüncü konuşmacısı olan ve "Ermenice" üzerine konuşan AGOS Gazetesi Ermenice dil editörü, gazeteci-yazar Pakrat Estukyan ise kendi dili olan Batı Ermenicesi'nin bu dilin öğretildiği beş lise ve 16 okul olmasına karşın tehlike altında olduğunu, dolayısıyla ana dilde eğitimin yeterli olmadığını söyledi.  

"Gürcüce"yle ilgili bilgiler veren yazar Fahrettin Çiloğlu da Gürcistan'da yaşamını sürdüren bu dilin Türkiye'de yok olmak üzere olduğunu vurguladı. En uzun konuşmayı yapan yazar-edebiyatçı, çevirmen Muhsin Kızılkaya, hem kendi kişisel tarihi hem de toplumsal düzlemde "Kürtçe"nin tarihinden ve onun içindeki lehçelerden söz etti. Kürtlerin dilleri konusunda çok "kıskanç", başka dilleri öğrenme konusunda da çok "tembel" olduğunu vurguladı. Kendisi dahil Kürtlerin "Türkçe" konuşmaktan korktuklarını vurgulayan Kızılkaya'nın özellikle "Zazaca/Zazaki" lehçesi konusundaki sözleri, salondaki Zazaların tepkisine neden oldu. 

Laz Kültür Derneği Başkanı, şair, yazar ve avukat Mehmedali Barış Beşli de dinleyicilere "Lazca" hitap ettikten sonra bu dille ilgili bazı bilgileri ve Türkiye'de bu konuda yapılan bazı çalışmaları anlattı. Bir dilin varolmasının "doğal yolla" konuşulduğu, aktarıldığı ve çocuklara öğretildiği zaman yok olmayacağını vurguladı ve bunu fark etmesini de kendi kızının doğumunun sağladığını ve onunla olan "lazca" konuşmasından öğrendiğini söyledi.  

Aslı eski İspanyolca olan "Judeo" ya da "Seferad Dili"yle izleyicilere bir de şarkı söyleyen Osmanlı-Türk Sefarad Kültürü Araştırma Merkezi direktörü ve Şalom Gazetesi Editörü ve yazarı, sanatçı Karen Gerson Sarhon ise yaptığı konuşmasında kendi dillerinde halen neler yaptıklarından, bu arada yayınladıkları aylık bir gazeteden söz etti. Dillerin içinde yaşadıkları toplumun dillerinden etkilendiğini somut örnekleriyle ortaya koyan Sarhon, bir dilin varolmasının yalnızca "evde" konuşularak gerçekleşemeyeceğini, bunun için gündelik yaşamda kullanılmasının öneminden söz etti.

[...]

Haberin devamı için: Merhaba

http://www.merhaba.info/article,16803,anadil-g-n-nde-eylem-ve-etkinlikler-.html