Rafael Sadi
Bugün bir sipariş aldım.
Sevgili BarışTerkoğlu bana “Neden KASIMPAŞA'yı yazmıyorsunuz?” dedi.
Eh aslında bu siparişin sebebini gayet iyi biliyorum da olsun hatırladığım Kasımpaşa'yı yazmak hoş bir duygu.
Aslında benim doğduğum ev “Yukarı Kasımpaşa” diyebileceğimiz ve 10-12 basamak ile Şişhane Tozkoparan eski adı yeni adı ile Refik Saydam Caddesi’ne çıkan kesimindeydi.
Refik Saydam Caddesi’nin eskiden mevcut olan ve şimdilerde yolgeçen SARI MADAM (JALE AİLE BAHÇESİ) kıraathanesini birleştiren yokuşun hemen altında idi. Adeta Şişhane'nin çukurunda idi. Orada eskiden İstanbul Doğum kliniği olan bir apartmandan bozma hastane vardı ve yan duvarında da HAMİDİYE ÇEŞMESİ diye anılan bir köy çeşmesi ve yalağı mevcuttu.
O çeşmenin yanı başındaki tek katlı evde ise Rahmetli babaannemin eski Balatlı çocukluk arkadaşı ve can dostu Madam Rebeka Tiza ile oğlunun ailesi ikamet ederlerdi. İsimlerini zikretmeden geçemem. Oğlu Nesim Tiza Tavukçu, eşi Madam Linda kızları Zali ve Rifka ve küçük oğulları Kemaliko.
Çocukluğumda en fazla ziyaret ettiğimiz komşu evlerinden biriydi.
Hem babamların doğum yeri olan Balatlı olmaları hem de aile dostu olmaları önemli etkendi kuşkusuz. Madam Rebeka başlı başına bir stand-up sanatçısı idi. Uzun seneler aile dostluğu ve arkadaşılıkları devam etti. Madam Rebeka bizler geldiğinde veya biz onlara gittiğimizde sanki tiyatroya gidiyormuşçasına bir sevinç doğardı içimize. Benim ve ablamın yüzü gülerdi. Kısaca çok sevimli resmen komik kadındı.
Evinin anahtarları (bir gardiyan anahtarlığı misali anahtar demetini) para cüzdanını, mendi ve daha bilumum evrak ve malzemeyi PAMUKBANK dediği memelerinin arasnda saklardı. Torunlar para isterse “Haydi Pamukbank'a” deyip memelerinin arasından para çıkartıp dağıtırdı.
Oğlu Tavukçu Nesim abi az bir şey içer ve mali sıkıntılar nedeni ile eşini az bir şey hırpalardı. Bu türden nahoş olaylar oldu mu Madam Rebeka bize sığınır ve olaya mizah süsü vererek “Bizim evde yine 6 Eylül var” diye gırgıra vururdu.
İkinci adres ise şimdilerde hatta uzun zamandan beri Yunanistan'a göç etmiş olan Madam Kiça ve Mösyö Apostol'un (soyadları Filidis ) evi idi. Neredeyse 15 yıl kadar önce bir Atina seyahatimde büyük kızları Anula ve kocası ile görüştüm. Allah hepsine uzun ömürler versin. Vefat edenlere de rahmet. Küçük ve güzel kızlarının adı ise Makrina idi.
Bizim ev işte Mösyö Apostol'un evi ve marangoz atölyesi olan binanın bitişiğindeki iki bitişik tahta binadan birincisindeydi. 3. katta biz oturuyorduk.
[...]
Yazının devamı için: Oda Tv (https://odatv.com/kasimpasanin-bilinmeyen-yahudileri-16012010.html)