‘Αrtizan’ın anlamı ne?
Dilimizde ‘artizan’a en yakın sözcük zanaatkâr, fakat o da tam olarak karşılamıyor. Zanaatkâr ustalık gerektiren iş erbabı demek; ‘artizan’ ayrıca üretim ve yönetimde geleneksel yöntemleri tercih eden kişi anlamını da taşıyor.
Profesyonel olarak yemek yapmaya ne zaman başladınız?
Yaklaşık beş sene önce. 100’e yakın meze çeşidine hâkimim. Burada 13 ila 18 çeşit meze çıkarıyoruz ama bu menü, taze bulduğumuz sebzeye göre devamlı değişiyor.
Ailemin mutfak kültürü çok zengindi. Dolma yapmayı annemden öğrendim, o da anneannemden öğrenmiş. Dedemin kurduğu sofrada iki çeşit zeytinyağlı, çorba, et veya balık, yanında garnitür ve tatlı mutlaka bulunurdu.
Memleketinize özgü yemekler mi pişerdi evinizde?
Ben Zonguldak’ta doğup Amasra’da büyüdüm ama bizim evin mutfak kültürü, Amasra ve Zonguldak’ınkinden farklıydı. Şunu da belirtmeliyim: Dedem sabahları rakısını koyardı çay bardağına, minik minik demlenirdi. Ailece büyük masaların etrafında oturup, içki eşliğinde muhabbet etmeyi severiz.
Takılarınız, mekânınızdaki ikonalar, Hıristiyan inancını simgeliyor...
Babam ateist, annem deist ama ben Hıristiyan’ım. 30 yaşındayken bir inanç eksikliği hissettim. Gördüğüm bazı rüyalar beni Hıristiyanlığa yönlendirdi. Yunanistan’da Peder Kostantinos’la tanıştım. Dört sene ondan eğitim aldım. 12 sene evvel Grifi Adası’nda vaftiz oldum. Vaftiz annem Yunanistan’da yaşıyor. Ara sıra manastıra girip inzivaya çekiliyorum.
Ailenizde Noel kutlanır mıydı?
Noel’i değil ama yılbaşlarını her zaman kutlardık. Babam yılbaşından 15-20 gün önce Kurcaşile köyüne gidip hindi alırdı. Yılbaşlarında mutlaka birbirimize hediye alıp verirdik. Hiç unutmam, bir yılbaşı günü babam bir arkadaşına ahşap üzerine Pinokyo’yu çizdirmişti. Masamızda envaiçeşit meze olurdu. Yoğurtlu mezelerimiz, zeytinyağlı sarma ve dolmalar, barbunya pilaki masadan eksik olmazdı. Midyeli yemeklerimiz çoktu. ‘Skordaryalı’ dedikleri, kimyon, sarımsak, limon içeren, patatesli bir mezemiz vardı.
Yunanistan’da yeni yemekler öğrendiniz mi?
Birçok mezeyi ailemden öğrenmiştim. Sekiz yaşında yemek yapmaya başladım. Annem ve babam ayrıydı, ben babamla yaşıyordum. Et ve balık yemekten sıkılıp değişik tatlar denemeye karar verdim. Yunanistan’da vaftiz annemden ve Anastasya Abla’dan çeşitli mezeler öğrendim.
[...]
Yazının devamı için: http://www.agos.com.tr/tr/yazi/23431/artizan-vera-ile-noel-ruhu